isverenim.com isverenim.com
TBMM
Duyuru TBMM

Turizm Sektörüne Sigorta Prim Desteği Sağlanmasına İlişkin Kanun Teklifi

  • Tarih

03.07.2026 tarihinde TBMM’ye sunulan kanun teklifi ile; turizm işletmesi belgesine sahip konaklama tesislerine yönelik sigorta primi desteği sağlanması; imalat sanayinde istihdamını koruyan ve artıran işletmelere yönelik mevcut destek programlarına sağlanan kaynağın süresinin uzatılması; en düşük emekli aylığı tutarının 2026 yılı Temmuz ayından itibaren 23.552,00 TL’ye yükseltilmesi amaçlanmaktadır.

1. Turizm Sektöründe Sigorta Prim Desteği

Turizm sektörüne ilişkin yapılan düzenleme ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa geçici madde eklenerek, Kültür ve Turizm Bakanlığından turizm işletmesi belgesi almış konaklama tesislerine ait işyerlerinde 2026 yılı Mayıs ila Aralık ayları/dönemlerine ilişkin olmak üzere tesisin faaliyette olduğu tarihler ile sınırlı olarak sigorta primi desteği sağlanması amaçlanmaktadır.

Konaklama tesislerine iş yerinden bildirilen tüm sigortalıların prim gün sayılarının 116,67 TL ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda prim desteği verilmesi hedeflenmektedir.

Diğer taraftan destek, tesislerin faaliyette bulunduğu aylarla/dönemlerle sınırlı tutularak, sezon dışında kapalı olan tesislerin destekten yararlanmasının önlenmesi amaçlanmaktadır.

2. İmalat Sanayinde Destek Süresinin Uzatılması

İmalat sektöründe 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa geçici 35 inci maddesi kapsamında gerçekleştirilen istihdamı koruma odaklı politikalar doğrultusunda uygulanan destek programlarının kaynağının İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanmasına ilişkin süre 2026 yılı sonunda bitmektedir. Yapılan düzenlemeyle söz konusu sürenin 2028 yılının sonuna kadar uzatılması öngörülmektedir. Böylece Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile ilgili ve bağlı kuruluşlarınca, imalat sektöründe 2025, 2026 ve 2027 döneminde istihdamın korunması amacıyla teşvik ve destek programlarının uygulanmasının sürdürülmesi amaçlanmaktadır.

3. Emekli Aylığının Yükseltilmesi

Yaşlılık, malüllük, ölüm aylığı almakta olan emeklilerie ve hak sahiplerine dosya bazında 20.000,00 TL olarak öngörülen en düşük aylık ödeme tutarının, 2026 yılı Temmuz ayı ödeme döneminden itibaren 23.552,00 TL’ye yükseltilmesi amaçlanmaktadır.

İlgili kanun metni henüz teklif aşamasında olup TBMM’de kabul edildikten ve Resmi Gazete’ de yayınlandıktan sonra yürürlüğe girecektir.

Ekli belgeler

PDF DokümanPDF · Arşiv belgesi Görüntüle
Ekli belgenin metni: Doküman

ADALET ve KALKINMA PARTİSİ TBMM Grun Başkanlığı

Tarih

:3(7(2026 |

Sayı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifimiz ve gerekçesi ekte sunulmaktadır.

Gereğini arz ederiz.

AN i o ÇA Yaşar KIRKPINAR il TT Ersan AKSU

İzmir Milletvekili Samsun Milletvekili

Ahmet KILIÇ ii Harun MERTOĞLU Bursa Milletvekili Rize Milletvekili

TBMM BAŞKANLIĞI

Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm , Tali Komisyon (o (Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor , Milli Savunma

|EEsas Komisyon (Plan ve Bütçe

Tarih: 3-7-2026 İEsas No:2/3764

TBMM il KANUNLAR ve KARARLAR BŞK.LIĞI

03 Teamr 2026

Numara:

İ GRİ

ÇET USAK

| i 03 isme 7026

A

ŞA AŞA

MAŞA, VA AŞA, VAŞAK HAŞA

Sada Gören

1 ŞİŞEREK PAŞA

<<) a N ii Nİ

EM Keman am SİZ

Mİ

Şanel EA ai ir | a N MP “ — >

eg

ii Murtaça Yogun.

N Rapa Mu.

G0)

NANA” ŞŞAŞŞAŞE ŞİŞ PAŞA İİİ kkk

uksel aş vi

Ella Mis. : Ie a, MU

hasuaemummuanememammmemmmamanurumaneumamanmmumamaumammukedmm ama me anma emme mmamunmmuuamunmmmmeuuumumammmmmn a

Ürü Gn öle (ph vANaç Kam i Gaşsşık 775 i

oya Cerdbeb ği Melrek Pli © Müncoc İM ii (ml, mv

gezek KALARAN | Adem yelda

ek Dena, KN

İMRAN Vaaz ağı | |

hamamamammmemuumuueuumuumamummumumumumaummmununmauumuumanmahmdema ua amm mm em mm

i Rümeysa KADAK isinkul My,

RR RR Rebel eli vk belen GL YARAN

| emre. Gavecemi Nevsehir ÇAv.

— —

RR RR SİRKELİ DİRİ

iGiddom Eedoaan

Sa aa MW i Deli

humamuamamanmaazanuamananammamanmamamamamuammumununumsazamekmdmemmanammmmmammmamammamananmamamananmmamanaamanmanam ni

Telide SANMELOĞLU m Melet İcng

Makara NV i #a75, l i in ensa hi 7

İİİ İİİ ÇİY ÇRŞ

Ci Z KUR? Aklulkadir SU Ha AM i İde SAMAN vi

Sdeğman YARAN

AAA

Yakma Aksak Elraz. MV

ŞA ŞAŞŞŞŞİŞŞŞŞV PAAŞ

Konya Millelvzkil

hu. ml mm memmun mamanuamamamamesmmekedammammananımanmanmanaaanammamauranmaananmamanmaaa um nm

Mahmuh iban Na Unu Ahlaka i Panç YV i Geopom MN.

MMA PA ikkekkkekekknk inekle kin

Musl/i VARANK R0 /5a Vw.

ŞAMAN ARŞ

ÇA AŞ HAŞA

MM AŞAŞŞŞ

mamaahadammanamammaamumanaamamzamamammammmum uae em

--.- 2.1

passazazaamazamammmemeeemummmamama m mammemananmnmasanepışm mana aamasmaranaanmazanauaam mmm mmm mammanan ış

Ümmmuenmanaanaaamumanananmmazmnnz —— sazasanumamankadammananammanmmnenmananmamaammaamanınmumumananan um m m nd

Cama Serep Ma VE yone Me.

GENEL GEREKÇE

Kanun Teklifiyle; imalat sanayi ve turizm sektörlerinde istihdamın korunması ve artırılması, kültür-sanat alanındaki desteklerin sürdürülebilir bir finansman yapısına kavuşturulması, kamu personel ve idari yapılanmasına ilişkin ihtiyaçların karşılanması, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararları doğrultusunda uygulamada ortaya çıkan hukuki boşluk ve belirsizliklerin giderilmesi ile ulaştırma ve haberleşme alanındaki düzenleyici çerçevenin güncellenmesi amaçlanmaktadır.

Bu kapsamda istihdamın korunması ve artırılması amacıyla sektörel destek programları güçlendirilmektedir. Turizm sektöründeki mevsimsel dalgalanmaların ve bölgesel gelişmelerin yol açtığı maliyet baskısının azaltılması amacıyla turizm işletmesi belgesine sahip konaklama tesislerine yönelik sigorta primi desteği sağlanmakta; imalat sanayinde istihdamını koruyan ve artıran işletmelere yönelik mevcut destek programlarına sağlanan kaynağın süresi uzatılarak üretim ve istihdam odaklı büyüme hedefleri desteklenmektedir.

Bunun yanı sıra Teklifle, kültür ve sanat alanında sürdürülebilir bir destek mekanizmasının oluşturulması amacıyla, sinema sektörüne yönelik desteklerin Kültür ve Turizm Bakanlığı döner sermayesi kaynaklarından karşılanabilmesine imkan tanınmakta; koşullu erişim sağlayan medya hizmet sağlayıcıları ile internet platform işletmecilerinin yıllık net satışlarının belirli bir oranının bu desteklerde kullanılmak üzere döner sermaye hesabına aktarılması öngörülmektedir. Ayrıca, kültür ve tabiat varlıklarının korunmasına yönelik hizmetlerin sürekliliğinin ve idari kapasitenin güçlendirilmesi amacıyla Bakanlıkça sunulan hizmetler karşılığında ücret alınmasına ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

Emeklilerimize ve hak sahiplerine ödenen en düşük aylık ödeme tutarının, 2026 yılı Temmuz ayından itibaren yükseltilmesi amaçlanmaktadır.

Kamu personeline ilişkin yapılan düzenlemelerle; PTT personelinin istihdam rejimi yeniden düzenlenerek idari hizmet sözleşmesi esasına dayalı bir statü ihdas edilmekte ve mevcut personelin kazanılmış hakları korunarak bu statüye geçişine ilişkin usul ve esaslar belirlenmektedir. Ayrıca, üst kademe kamu yöneticisi olmayıp atama usulü yönünden Cumhurbaşkanı kararına tabi kadro, pozisyon ve görevlere atanacaklarda aranacak hizmet süresi ve nitelik şartları, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili mevzuatta düzenlenmektedir.

Küresel güç mücadelesinin keskinleştiği ve siber uzayın kara, deniz, hava ve uzayın yanında beşinci harekât alanı hâline geldiği günümüz jeopolitik konjonktüründe; devletler arası çatışmalar giderek artan ölçüde siber alana taşınmakta, devlet destekli aktörler enerji, haberleşme, finans ve ulaşım gibi kritik altyapıları hedef almakta, teknik ve algoritmik saldırılarla dezenformasyon ve sosyal mühendislik faaliyetlerini birleştiren hibrit tehditler toplumsal düzeni ve devlet işleyişini aynı anda tehdit eder hâle gelmektedir. Tek bir siber saldırının bir ülkenin enerji şebekesini durdurabildiği ve kamu hizmetlerini günlerce felç edebildiği bu ortamda siber güvenlik, artık konvansiyonel savunma kadar hayati bir nitelik taşımaktadır. Jeopolitik konumu ve bölgesindeki gelişmeler itibarıyla bu tehdit ortamının doğrudan muhatabı olan Türkiye için siber güvenlik, teknik bir mesele olmaktan çıkarak ülkenin bağımsızlığının dijital alandaki izdüşümü olan dijital egemenliğin tesisiyle doğrudan bağlantılı, ertelenmesi mümkün olmayan stratejik bir ulusal güvenlik alanı hâline gelmiştir. Bu Teklifte yer alan siber güvenliğe ilişkin düzenlemeler, söz konusu tehdit ortamına ancak bütüncül bir güvenlik yaklaşımıyla karşı konulabileceği gerçeğinden hareketle üç temel amaca hizmet etmektedir. İlk olarak, alan adı ile internet altyapısının yönetimi, iletişimin tespiti ve analizi gibi siber güvenliğin ayrılmaz bileşenlerini oluşturan alanlardaki yetkiler Siber Güvenlik Başkanlığında tek çatı altında toplanarak bütüncül güvenlik yaklaşımı hayata geçirilmektedir. İkinci olarak, geçmişte siber güvenlik odaklı bir yapı bulunmadığı için parçalı biçimde düzenlenen ve asli işlevi piyasa düzenleyicisi olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim

Kurumuna konjonktürel olarak yüklenen bu yetkiler, uluslararası örneklerle uyumlu şekilde asli görevi siber güvenliğin sağlanması olan uzmanlaşmış bir kuruma taşınmakta; böylece hem etkin siber güvenlik koruması tesis edilmekte hem de Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, kuruluş amacına uygun uzmanlaşmış bir piyasa düzenleyicisi kimliğine kavuşturulmaktadır. Üçüncü olarak, bu yetkilerin fiilen kullanılmasını mümkün kılan mevcut veri merkezi ve yönetişim ile internet altyapıları ve insan kaynağının Başkanlığa devri öngörülerek mükerrer yatırımların ve geçiş sürecinde doğabilecek güvenlik zafiyetlerinin önüne geçilmektedir. Bu suretle teknik kapasite, siber tehdit istihbaratı ve düzenleyici işlev arasındaki bütünlük kamu kaynakları israf edilmeksizin tesis edilmekte ve Siber Güvenlik Başkanlığı yeni nesil tehditlere karşı hızlı, etkin bir yapı olarak konumlandırılmaktadır.

Teklifle, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararları gözetilerek hukuki belirliliğin sağlanması amaçlanmaktadır. Bu çerçevede, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının hizmet birimlerince uygulanacak idari para cezalarının hukuki belirlilik ile suç ve cezada kanunilik ilkelerine uygun şekilde yeniden düzenlenmesi sağlanmakta; Bakanlıkça verilecek belge ve hizmetler karşılığı alınacak ücretlerin Bakanlık döner sermaye işletmesi hesabına yatırılması hususunun kanunla düzenlenmesi öngörülmektedir. Ayrıca, özel öğretim kurumlarına uygulanacak idari yaptırımlara ilişkin hükümler Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda yeniden düzenlenmektedir.

Mahalli idarelerin genel aydınlatma giderlerine ilişkin merkezi bütçe desteğinin süresi uzatılmakta ve destek oranlarına ilişkin düzenleme yapılmaktadır. Sivil havacılık alanında ise, kurtarma ve yardım hizmetleri ile hava sahası ihlallerine yönelik önleme talimatlarına ilişkin hükümler uluslararası sivil havacılık mevzuatıyla uyumlu hale getirilmekte, tüzel kişilere uygulanacak idari para cezalarının caydırıcılığının artırılması sağlanmaktadır. Ayrıca, Hazineden Sosyal Güvenlik Kurumu bütçesine yapılan ödeme unsurları sadeleştirilerek bütçe kalemlerinin izlenebilirliği artırılmaktadır.

MADDE GEREKÇELERİ

MADDE 1- 19/2/2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 194 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yeniden düzenlenmiş olan 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (11) sayılı cetvelde üst kademe kamu yöneticisi olmayıp atama usulü yönünden Cumhurbaşkanı kararına tabi olan kadro, pozisyon ve görevleri düzenlenmektedir. Bu kadro, pozisyon ve görevlere atanacaklar için atama usulü dışındaki hususların 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında olmadığı hüküm altına alınmıştır. Atama usulü yönünden Cumhurbaşkanı kararına tabi olan ancak üst kademe kamu yöneticisi olmayan söz konusu kadro, pozisyon ve görevlerden memur kadrolarına atanabilmek için öngörülen hizmet süresi şartı, 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde düzenlenmektedir. Maddeyle üst kademe kamu yöneticisi sayılmayan daire başkanı ve bu kadrolara denk yönetici kadrolarına yapılacak atamalarda öngörülen 5 yıllık hizmet süresi şartının, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (11) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere atanmada aranan hizmet süresi şartı ile uyumlu olmasının sağlanması amacıyla ilgili maddenin (B) bendinin son paragrafı yürürlükten kaldırılmaktadır.

MADDE 2- Maddeyle, 5224 sayılı Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında yer alan desteklerin Kültür ve Turizm Bakanlığı döner sermayesi kaynaklarından karşılanabilmesine yönelik olarak söz konusu desteklerin döner sermayenin kullanım alanına dâhil edilmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda, sinema desteklerinin yalnızca genel bütçeden ayrılacak ödeneklere bağlı kalmaksızın sürekli ve sürdürülebilir bir kaynak yapısına kavuşturulması ve destek mekanizmasının güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Döner sermaye gelirlerinin doğrudan bu desteklere yönlendirilebilmesi, elde edilen kaynakların sektörün ihtiyaçları doğrultusunda daha etkin ve hızlı biçimde kullanılmasına imkân sağlanması; bu suretle nitelikli yapımlara daha fazla kaynak aktarılması ve Türk sinemasının ulusal ve uluslararası görünürlüğünün, sürekliliğinin, gösterim sayılarının ve kalitelerinin artırılması hedeflenmektedir.

MADDE 3- Kanun Teklifi ile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa eklenmesi öngörülen ek 9 uncu madde kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığına yapılacak başvurular ve Bakanlıkça sunulacak hizmetlerden ücret tahsil edilmesi öngörülmektedir. Ayrıca Teklif ile koşullu erişim sağlayan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar ile internet platform işletmecilerinden 5224 sayılı Kanunda düzenlenen sinema desteklerinde kullanılmak üzere kesinti yapılması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda maddeyle söz konusu tutarların döner sermaye geliri olarak kaydedilmesine yönelik düzenleme yapılmaktadır.

MADDE 4- Anayasa'nın 63 üncü maddesi ile devletin yükümlüğü haline getirilen kültürel ve tarihi mirasın belirlenmesi, muhafazası ve geleceğe intikali ödevini gerçekleştirmek üzere 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu 23/7/1983 tarihli ve 18113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş, anılan Kanun hükümlerini yerine getirme yetki ve sorumluluğu ise Kültür ve Turizm Bakanlığına verilmiştir.

Buna göre Bakanlık; taşınmaz kültür varlıklarının tespiti, korunması, bunlara yönelik uygulamaların belirlenmesi, sit ilan edilen alanlar için hazırlanan koruma amaçlı imar planlarının değerlendirilmesi, arkeolojik amaçlı kazılar, kültür varlıklarına yönelik kaçakçılığın önlenmesi, taşınır kültür varlıklarına yönelik müzecilik ve koleksiyonculuk işlemleri gibi birçok farklı alanda kültür varlıklarına yönelik iş ve işlemleri yürütmektedir.

Ancak değişen toplumsal ve ekonomik koşullar, artan nüfus, çeşitlenen talepler ve artan teknolojik imkanlar doğrultusunda Bakanlığın görev alanına giren hizmetlerin kapsamı ve iş yükü önemli ölçüde artmıştır.

Bu çerçevede; yürütülen faaliyetlerin sürekliliğinin sağlanması, koruma hizmetlerinin kesintisiz bir biçimde sürdürülmesi ve idari kapasitenin güçlendirilmesi önem arz etmektedir. Bu kapsamda maddeyle anılan çalışmalar için kaynak oluşturularak kamu hizmetinin daha verimli bir şekilde sürdürülmesi amaçlanmaktadır.

Bununla birlikte, düzenleme ile yalnızca Kanunda öngörülen belirli iş ve işlemler bakımından ücret tahsil edilmesi öngörülmekte, Bakanlığın Kanunla kendisine verilen kültür varlıklarının tespitine ilişkin başvurular, ihbar mahiyetindeki başvurular ile korumaya yönelik projelerin ilk kez sunulmasına ilişkin başvurular başta olmak üzere söz konusu kamu hizmetlerinin ücretsiz sunulması ilkesi muhafaza edilmektedir.

MADDE 5- 2/12/2025 tarihli ve 33095 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 17/6/2025 tarihli E:2025/28 ve K:2025/139 sayılı kararı ile Anayasa'nın 13 üncü ve 20 nci maddelerine aykırılık gerekçesiyle; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun ek 17 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “... sürücü belgelerinin iptal edilme ...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.

18/7/1997 tarihli ve 23053 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolları Trafik Yönetmeliği”nin “Aday sürücülük” başlıklı ek 3 üncü maddesinde aday sürücülük dönemi içerisindeki hangi ihlallerde sürücü belgesinin iptal edileceğinin çerçevesi belirtilmiştir. Ancak Anayasa Mahkemesinin kararında bahse konu iptal şartlarına ilişkin olarak yasal çerçevenin çizilmediği ve ilkelerin oluşturulmadığı, ilgili düzenlemenin kanunla yapılması gerektiği ve Anayasa'da öngörülen sınırlama sebebine uygun ve ölçülü olması gerektiği yönünde değerlendirmelerde bulunulmuştur.

Kararın 2/9/2026 tarihinde yürürlüğe girecek olması nedeniyle aday sürücülerin yapacağı ihlallerde sürücü belgelerinin iptal işlemlerine ilişkin herhangi bir yaptırım uygulanamayacaktır. Bu kapsamda maddeyle iptal kararının gerekçeleri dikkate alınarak yeniden düzenleme yapılmaktadır.

“

MADDE 6- Maddeyle, Uluslararası Sivil Havacılık Anlaşmasına uyum sağlanması amacıyla 14/10/1983 tarihli ve 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanununun 42 nci maddesinde değişiklik öngörülmektedir. Bu kapsamda;

- Maddenin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle kazaya uğramış, zor durumda kalan ve tehlike içinde bulunan hava aracına gerekli hizmetin verilmesi açık biçimde ifade edilmektedir.

- Maddenin ikinci fıkrasında yapılan değişiklikle bu hizmetlerin hangi durumda ve kimlere sunulacağı netleştirilmektedir.

MADDE 7- Türkiye'nin uluslararası sivil havacılık kurallarına ve Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatının standartlarına tam uyum sağlaması önem arz etmekte olup yapılan düzenlemeyle, ülkemizin taraf olduğu Uluslararası Sivil Havacılık Anlaşması ile mevzuatımızın uyumlu hale getirilmesi amaçlanmaktadır.

Maddeyle, 2920 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi değiştirilmektedir. “İnme mecburiyeti” olan madde başlığı “Önleme talimatlarına uyma ve inme mecburiyeti” şeklinde değiştirilerek başlığın uluslararası mevzuatla ve mevcut uygulama ile uyumlu hale getirilmesi amaçlanmaktadır.

Maddenin mevcut hali sadece ülkemiz hava sahasını kapsamakta ve daha dar çerçevedeki “havaalanına inme” durumuna ilişkin bir kural koymaktadır. Maddenin birinci fıkrasıyla önleme talimatı ifadesinin sadece havaalanına inmeyi değil hava aracının yönlendirilmesi ya da rota değiştirmesi gibi farklı uygulamaları da içerecek şekilde kapsamının genişletilmesi amaçlanmaktadır. İkinci fıkrayla ülkemizin taraf olduğu Uluslararası Sivil

Havacılık Anlaşması çerçevesinde sadece ülkemiz hava sahasındaki müdahaleler değil, aynı zamanda yabancı hava sahasındaki Türk Sivil Hava Aracı Siciline kayıtlı veya Türk işleticiler tarafından işletilen sivil hava araçlarının, Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanınan devletlerin yetkili makamlarınca verilen önleme talimatlarına uymaları ve gerekli görüldüğünde iniş yapmaları da madde kapsamında düzenlenmektedir.

MADDE 8- Havacılık sektörü, yüksek maliyetler ve kazançlar ile öne çıkan, stratejik öneme sahip bir sektördür. Bu sektörde faaliyet gösteren havayolu işletmeleri, genellikle büyük ölçekli işletmeler olup uluslararası standartlara uygunluk sağlamak ve yüksek güvenlik önlemleri almak zorundadır. Sektördeki idari düzenlemelere uyulmaması durumunda ortaya çıkabilecek sorunlar, sektörün genel işleyişi açısından ciddi riskler taşımaktadır. Bu nedenle, havayolları ve diğer havacılık işletmelerine uygulanacak idari para cezalarının tüzel kişiler bakımından caydırıcı olması hem sektördeki düzenin sağlanması hem de kamu güvenliğinin korunması açısından önem arz etmektedir. Havayolları ve havacılık işletmelerinin büyük finansal güce sahip olmalarına rağmen mevcut düzenlemede hem gerçek kişilere hem tüzel kişilere aynı miktarda ceza uygulanması havayolu ve havacılık işletmeleri gibi tüzel kişiler için caydırıcı olmamaktadır.

Maddeyle tüzel kişilere verilecek idari para cezalarının, havacılık işletmelerinin alması gereken sorumlulukları yerine getirmelerini sağlayacak şekilde etkili olması, ihlallerin önüne geçilmesi ve sektörün daha güvenli ve sürdürülebilir bir şekilde gelişmesini sağlaması amacıyla beş kat artırımlı uygulanması amaçlanmaktadır.

MADDE 9- Ekonominin sürdürülebilir büyümesinin ve toplumsal refahın artırılmasının temel unsurlarından biri, güçlü bir üretim yapısına ve istihdam kapasitesine sahip imalat sektörüdür. İmalat sanayi; yüksek katma değer yaratan, geniş istihdam imkânı sağlayan ve teknolojik gelişmeyi destekleyen yapısıyla ülke ekonomisinin lokomotifi konumundadır.

Bu doğrultuda, imalat sektöründe istihdamı korumak ve artırmak, nitelikli iş gücünü desteklemek ve üretim süreçlerinin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla istihdamını koruyan ve artıran işverenlere işgücü maliyetlerinin azaltılması amacıyla ilave destek mekanizmaları geliştirilmesi gerekmektedir.

Bu çerçevede, 4/12/2025 tarihli ve 7566 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun geçici 35 inci maddesi ihdas edilmiştir. Bu madde uyarınca gerçekleştirilen istihdamı koruma odaklı politikalar doğrultusunda uygulanan destek programlarının kaynağının İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanmasına ilişkin süre 2026 yılı sonunda bitmektedir. Yapılan düzenlemeyle söz konusu sürenin 2028 yılının sonuna kadar uzatılması öngörülmektedir. Böylece Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile ilgili ve bağlı kuruluşlarınca, imalat sektöründe 2025, 2026 ve 2027 döneminde istihdamın korunması amacıyla teşvik ve destek programlarının uygulanmasının sürdürülmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 10- Turizm sektörünün emek yoğun yapısı nedeniyle personel ücretleri sektördeki işletmeler üzerinde önemli bir maliyet unsurudur. Komşu ülkelerdeki siyasi gelişmeler, güvenlik riskleri, çatışmalar ülkemize gelen turist sayısına doğrudan etki etmektedir. 2026 yılı içerisinde komşu ülkelerde yaşanan çatışma ve savaş ortamının rezervasyon sayılarına olumsuz etkisi sektör üzerindeki maliyet baskısını arttırmıştır. Artan maliyet baskısı nedeniyle istihdam oranı düşmüştür.

Düzenleme ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa geçici madde eklenerek, Kültür ve Turizm Bakanlığından turizm işletmesi belgesi almış konaklama tesislerine ait işyerlerinde 2026 yılı Mayıs ila Aralık ayları/dönemlerine ilişkin olmak üzere tesisin faaliyette olduğu tarihler ile sınırlı olarak sigorta primi desteği sağlanması amaçlanmaktadır. Turizm sektörünün emek yoğun yapısı, mevsimsel dalgalanmalara açık olması ve işletmelerin personel

maliyetlerinin sektör üzerindeki etkisi dikkate alınarak, konaklama tesislerine iş yerinden bildirilen tüm sigortalıların prim gün sayılarının 116,67 TL ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda prim desteği verilmesi hedeflenmektedir.

Diğer taraftan destek, tesislerin faaliyette bulunduğu aylarla/dönemlerle sınırlı tutularak, sezon dışında kapalı olan tesislerin destekten yararlanmasının önlenmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 11- Bütçe içi işletmeler, belediye veya il özel idaresinin tüzel kişiliği ve bütçesi içerisinde bir hizmet birimi olarak kurulmakta, bu nedenle bu işletmelerin ayrı ve bağımsız bir tüzel kişiliği ve bütçesi bulunmamaktadır. Diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından da bütçe içi işletme niteliğinde işletmeler kurulabilmektedir. Bu işletmelerin, tüzel kişiliği ve bütçesi içerisinde oldukları kamu kurum ve kuruluşlarının hukuki rejimine tabi oldukları ve buna bağlı olarak Kanun kapsamında bulundukları açıktır. Buna karşın bu işletmeler, 4734 sayılı Kanunun 2'nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında değerlendirilebilmekte ve bu durum Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fikrasının (&) bendinin uygulanmasında tereddüde yol açmaktadır. Yapılan düzenleme ile bu tereddüt giderilerek söz konusu işletmelerin Kanun kapsamındaki yeri açıklığa kavuşturulmaktadır.

MADDE 12- 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu (istisnalar dâhil) ile diğer kanunlar kapsamında gerçekleştirilen mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinde, yerli istekliler ile yerli malı lehine düzenlemeler bulunmaktadır. Diğer taraftan, Avrupa Birliği, son dönemde "AB menşei" ve korumacılık odaklı yeni araçlarla kamu alımlarını sanayi politikasının bir parçası haline getirmiş olup bu durum ülkemiz isteklileri ile ülkemizde üretilen ürünlerin AB kamu alımları pazarına erişimini güçleştirmektedir. Uluslararası sözleşmeler, ikili ticaret anlaşmaları veya ülke menfaatleri kamu alımları mevzuatının uluslararası gerekliliklerle uyumlaştırılmasını zorunlu kılmaktadır.

Kanunun 53 üncü maddesinde yer alan karşılıklılık ilkesi yalnızca yaptırım odaklı olup Kanunda, Avrupa Birliği üyesi devletlerden, ülkemiz isteklileri ile ülkemizde üretilen ürünler lehine hak ve avantajlar sağlayanlara hukuki mukabelede bulunulmasına imkân veren bir düzenleme bulunmamaktadır.

Yapılan düzenleme, uluslararası sözleşmelerden ve ikili anlaşmalardan doğan hak ve yükümlülüklerin ifası ile ülke menfaatlerinin gerektirdiği hallerde mütekabiliyet ilkesini pozitif yönde de işletebilme yetkisi tanımaktadır. Söz konusu yetkiyle ülkemiz isteklileri ile ülkemizde üretilen ürünler lehine tanınan hak ve avantajların; Avrupa Birliği üyesi devletlerde yerleşik isteklilere, Avrupa Birliği menşeli mala ve bu malı teklif eden isteklilere de ülke ve ürün bazında kısmen veya tamamen uygulanabilmesine yönelik olarak Cumhurbaşkanına yetki verilmektedir.

Bu suretle, Avrupa Birliğinin korumacı politikalarının yol açabileceği menfi etkilerin ortadan kaldırılarak yerli üreticilerimizin ihracat gücünün korunması, yerli istekliler ve yerli ürünlerin Avrupa Birliği pazarına erişim hakkının mütekabiliyet temelinde güvence altına alınması ve pazar payının artırılması amaçlanmaktadır.

MADDE 13- Maddeyle sinema sektörüne sağlanan kamu desteklerinin finansman yapısının güçlendirilmesi ve desteklerin sürdürülebilir ve öngörülebilir bir gelir kaynağına kavuşturulması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda, koşullu erişim sağlayan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar ile internet platform işletmecilerinin bir önceki yıl elde ettikleri yıllık net satış tutarlarının yüzde ikisini, Kanunda düzenlenen sinema desteklerinde kullanılmak üzere Bakanlık döner sermaye hesabına yatırmaları öngörülmektedir. Böylece, sinema sektörünün gelişiminin ve rekabet gücünün artırılmasına katkı sağlayacak uzun vadeli, etkin ve sürdürülebilir bir destekleme mekanizmasının oluşturulması hedeflenmektedir.

Maddeyle ayrıca, eksik ödenen veya ödenmeyen tutarların Bakanlık Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü tarafından takip ve tahsil edileceği düzenlenmektedir. Bunun yanında, ekonomik ve sektörel gelişmelere göre uyarlanabilmesini teminen Cumhurbaşkanına, yüzde iki olarak belirlenen oranı iki katına kadar artırma veya yarısına kadar indirme yetkisi verilmektedir.

MADDE 14- Bilindiği üzere Sosyal Güvenlik Kurumu merkezi yönetim bütçesi dışında, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (IV) sayılı cetvelde yer alan bir kamu kurumudur. Gelirleri esas itibarıyla sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası prim gelirlerinden, giderleri ise emekli aylıkları ile sigortalıların sağlık giderlerinden oluşmaktadır. Kurumun gelirlerinin giderlerini karşılaması esastır. Gelirlerinin giderlerini karşılamaması halinde ortaya çıkan nakit açığının karşılanabilmesi amacıyla merkezi yönetim bütçesinden kaynak transferi yapılmaktadır. Merkezi yönetim bütçesinden Sosyal Güvenlik Kurumu nakit açığının karşılanması iki kalem üzerinden yapılmaktadır. Bu kalemlerden biri Devlet katkısı, diğeri ise açık finansman kalemidir.

Maddeyle aynı mahiyetteki bütçeden yapılan ödeme unsurları teke indirilerek sadeleştirilmekte, böylelikle bütçe kalemlerinin izlenebilirliği ve değerlendirme süreçlerinin etkinliğinin artırılması amaçlanmaktadır.

MADDE 15- Maddeyle, yaşlılık, malullük, ölüm aylığı almakta olan emeklilerimize ve hak sahiplerine dosya bazında 20.000 TL olarak öngörülen en düşük aylık ödeme tutarının, 2026 yılı Temmuz ayı ödeme döneminden itibaren 2026 yılı Ocak - Haziran dönemi için Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan en son temel yıllı tüketici fiyatları genel indeksindeki değişim oranı kadar artırılarak 23.552 TL'ye yükseltilmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 16- Anayasa Mahkemesinin 11/2/2025 tarihli ve E.: 2024/163; K.: 2025/41 sayılı Kararı ile 26/2/2026 tarihli ve E:2025/187, K:2026/53 sayılı Kararıyla 5580 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin bazı hükümlerine ilişkin olarak çalışma hürriyeti ile ölçülülük ilkelerine aykırılık gerekçesiyle iptal kararı verilmiştir. Mahkemenin, cezai yaptırımların ucu açık şekilde ömür boyu sürdürülemeyeceğine ve tekerrür uygulamalarında makul bir zaman sınırının bulunması gerektiğine dair gerekçeleri esas alınarak yapılan düzenlemeyle, kurumların geçmişte işledikleri fiiller nedeniyle sınırsız bir süre boyunca ağırlaştırılmış ceza tehdidi altında kalmasının önüne geçilmektedir. Bu doğrultuda fiillerin niteliğine göre 4 ve 5 yıllık makul tekerrür süreleri öngörülmekte, bu süreler geçtikten sonra işlenen aynı ihlaller için tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağı düzenlenmektedir.

Ayrıca maddeye eklenen (8) bendi ile milletlerarası özel öğretim kurumlarının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrencilere yönelik hizmet sunumu, münhasır olarak cezaya tabi tutulmaktadır. Söz konusu düzenleme ile fiilin ağırlığı gözetilerek bu hükme aykırı fiillerin idari para cezası ile birlikte ruhsat iptali yaptırımına tabi tutulacağı hüküm altına alınmaktadır.

Aynı zamanda, kurum türüne uygun olmayan program uygulayan kurumların amaç dışı hareket ettiği hususunun açıklığa kavuşturulması için maddenin birinci fıkrasına ibare eklenmek suretiyle uygulamadaki tereddütlerin önlenmesi amaçlanmaktadır.

Maddeye eklenen “kurum bazlı olarak” ibaresi ile aynı çatı altında faaliyet yürüten farklı seviyedeki eğitim kurumlarına uygulanacak idari para cezalarına ilişkin uygulamadaki tereddütlerin önlenmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 17- 10/10/2024 tarihli ve 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu ile resmi okullarda istihdam edilecek öğretmen adaylarının eğitim süreçlerinden atamalarına kadar birçok temel değişikliğe gidilmiştir. Söz konusu Kanunda öğretmenlik, genel kültür, özel alan eğitimi ve öğretmenlik meslek bilgisi bakımından hazırlığı gerektiren özel bir ihtisas mesleği

olarak tanımlanmıştır. Öğretmen adaylarının teorik ve uygulamalı derslerden oluşan hazırlık eğitimi Milli Eğitim Akademisi tarafından verilmektedir. Ayrıca Kanuna göre Milli Eğitim Akademisinde hazırlık eğitimini başarıyla tamamlayanlar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında sözleşmeli öğretmen olarak istihdam edilmektedir. Ancak belirlenen yeni atama usulü; 5580 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasında özel öğretim kurumlarında yürütülen yöneticilik ve eğitim-öğretim hizmetlerinde görevlendirilecek yönetici ve öğretmenler için en az dengi resmi öğretim kurumlarına atanabilmek için gerekli nitelik ve şartları taşımaları zorunluluğu bulunmaktadır. Bu durum 7528 sayılı Kanunla getirilen düzenlemelerin özel öğretim kurumlarında görevlendirilecek yönetici ve öğretmenler için de uygulanacağı sonucunu doğurmaktadır. Bu çerçevede maddeyle 5580 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası yeniden düzenlenerek; kurumlarda Bakanlık tarafından belirlenen öğretmenlik alanlarına kaynak teşkil eden yükseköğretim programlarından mezun ve özel alan eğitimi ile öğretmenlik meslek bilgisi (formasyon/pedagojik yeterlilik) niteliklerine sahip olanların öğretmen olarak görevlendirileceği hüküm altına alınmaktadır. Ayrıca kurumlarda görev alacak yönetici, uzman öğretici ve usta öğreticilerin nitelikleri ile uygulamaya ilişkin usul ve esasların çıkarılacak yönetmelikle belirlenmesi öngörülmektedir.

MADDE 18- Maddeyle 5580 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde Anayasa Mahkemesinin iptal kararına istinaden yapılan düzenlemelere ilişkin geçiş hükmü düzenlenmektedir.

Bu doğrultuda, cezaların tekerrüründe uygulanacak olan dört yıl ve beş yıllık sürelerin hesabında bu maddenin yürürlük tarihinden önce işlenen fiillerin de dikkate alınacağı belirlenmektedir.

MADDE 19- Kanun Teklifinin genel gerekçesinde açıklandığı üzere günümüzde siber uzay, kritik altyapıları ve toplumsal düzeni hedef alan hibrit tehditlerle konvansiyonel savunma kadar hayati bir harekât alanı hâline gelmiştir. Türkiye için doğrudan bir ulusal güvenlik ve dijital egemenlik meselesi olan bu tehdit ortamına karşı koyabilmek ve etkin ve bütüncül bir siber savunma mekanizması inşa etmek amacıyla, yetkilerin uluslararası örneklerle uyumlu şekilde asli görevi siber güvenliğin sağlanması olan Siber Güvenlik Başkanlığı çatısı altında toplanması öngörülmektedir. Bu kapsamda, 5809 sayılı Kanuna eklenmesi öngörülen 60/A maddesiyle:

- Siber güvenliğin ayrılmaz bileşenlerini oluşturan internet alan adlarına ilişkin strateji ve politikaları belirleme ve düzenleme yapma yetkileri Siber Güvenlik Başkanlığına devredilmektedir.

- Anayasa'nın 22 nci maddesinde öngörülen temel haklarla ilgili olarak, mili güvenlik, kamu düzeni ve başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması gibi anılan maddede yer alan durumlarda tedbir alma ve bu tedbirlerin hayata geçirilmesi yükümlülüğü düzenlenmektedir.

- 5809 sayılı Kanunda düzenlenen görev ve yetkilerle ilgili olarak yükümlülüğünü yerine getirmeyen ilgililere idari para cezası verilmesine ve tahsiline ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

- Başkanlık tarafından verilecek idari para cezası ve diğer idari yaptırım kararlarına karşı yetkili idare mahkemesinde dava açılabilmesi hüküm altına alınmaktadır.

MADDE 20- 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında anılan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (1) ve (11) sayılı cetvellerde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere Cumhurbaşkanı kararıyla atama yapılacağı belirtilmektedir. 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (1) sayılı cetvelde üst kademe kamu yöneticisi kadro, pozisyon ve görevleri düzenlenmiş olup bu kadro, pozisyon ve görevlere atanacaklarda aranacak şartlar Cumhurbaşkanlığı Karamamesinin 3 üncü maddesinde yer almaktadır. 19.02.2026 tarihli Resmi Gazete”de yayımlanan 194 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yeniden düzenlenmiş

olan 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (11) sayılı cetvelde üst kademe kamu yöneticisi olmayıp atama usulü yönünden Cumhurbaşkanı kararına tabi olan kadro, pozisyon ve görevler düzenlenmiştir. Bu kadro, pozisyon ve görevlere atanacaklar için atama usulü dışındaki hususların 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında olmadığı hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (11) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere atanmada memurlar için 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesinin (B) fıkrasında yer alan genel şartlar aranacaktır. 657 sayılı Kanuna tabi olmayanlar için ise kendi özel kanunlarında yer alan şartlara bakılacaktır. Sayıştay savcıları da 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (11) sayılı cetvelde yer almakta olup atanma şartları bakımından mevzuatta düzenleme bulunmadığından maddede yapılan değişiklikle Sayıştay savcıları için belirli eğitim ve kıdem şartı getirilmesi öngörülmektedir.

MADDE 21- 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun geçici 6'ncı maddesi uyarınca genel aydınlatma giderlerinin mahalli idareler ile birlikte merkezi idare tarafından karşılanmasına ilişkin düzenlemenin süresi 31/12/2025 tarihinde sona ermiştir. Düzenleme yapılmaması durumunda genel aydınlatmaya ilişkin enerji tüketim bedelinin tamamı abonelik sözleşmesinin tarafı olan mahalli idareler tarafından karşılanacaktır. Maddeyle mahalli idarelerin giderlerini azaltmak amacıyla bu idarelerin aboneliği vasıtasıyla yürütülen genel aydınlatma hizmeti kapsamında harcanan enerji tüketim bedellerine merkezi yönetim bütçesinden destek sağlanmaktadır.

MADDE 22- Maddeyle, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununa ek madde eklenerek PTT'nin temel istihdam rejimi yeniden düzenlenmektedir.

Birinci fıkra ile; 4857 sayılı Kanuna tabi işçiler hariç olmak kaydıyla, PTT personelinin 657 sayılı Kanun veya diğer mevzuatın sözleşmeli personel hükümlerine tabi olmaksızın, kurumsal dinamizme uygun "idari hizmet sözleşmesi" ile istihdam edilmesi öngörülmektedir. Böylece statü karmaşasının önüne geçilmesi hedeflenmektedir.

İkinci fıkra ile; personelin işe alımından sözleşmesinin sona erdirilmesine kadar olan tüm özlük, kariyer ve unvan süreçlerinin Yönetim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenmesi yetkisi verilerek bürokratik süreçler azaltılmakta; ancak kamu personel dengesinin korunması amacıyla boş pozisyonlara açıktan alım yapılması Cumhurbaşkanlığı iznine tabi kılınarak denetim mekanizması korunmaktadır.

Üçüncü fıkra ile; personelin mali ve sosyal haklarının belirlenmesinde Yönetim Kurulu yetkilendirilmekte, ancak ücretlerin tespitinde Cumhurbaşkanına üst sınır belirleme yetkisi verilmektedir. Ayrıca kurum lehine sonuçlanan davalardaki avukatlık vekalet ücretlerinin dağıtımında 659 sayılı KHK'ye atıf yapılarak hukuki netlik sağlanmaktadır.

Dördüncü fikra ile; idari hizmet sözleşmeli personelin sosyal güvenlik statüsü 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi olarak netleştirilmekte; sözleşme sonlandırıldığında ise mağduriyet yaşanmaması adına 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasındaki usuller çerçevesinde "iş sonu tazminatı" alabilmelerine yönelik düzenleme yapılmaktadır.

MADDE 23- Maddeyle, 6475 sayılı Kanuna geçici madde eklenerek mevcut personelin yeni istihdam rejimine geçiş süreci, kazanılmış haklar ve kamu yararı gözetilerek kurallara bağlanmaktadır.

Birinci fıkra ile; idari hizmet sözleşmeli olarak çalışan mevcut personelin, hiçbir hak kaybına uğramaksızın doğrudan yeni ek 4 üncü madde kapsamındaki statüye intibakı sağlanmaktadır.

İkinci fıkra ile; PTT'de 399 sayılı KHK kapsamında (1) ve (II) sayılı cetvellerde görev yapan memur ve sözleşmeli personele, kendi istekleriyle yeni idari hizmet sözleşmeli statüye

geçebilmeleri için yirmi günlük bir başvuru süresi tanınmaktadır. Ancak geçebileceklerin oranı 950 ile sınırlandırılmakta; kontenjan aşımı durumunda ise liyakat ve kıdem ilkeleri (disiplin cezası almamış olmak, hizmet süresi, yaş) baz alınarak objektif bir öncelik sırası belirlenmektedir.

Üçüncü fıkra ile; 399 sayılı KHK'ye tabi olup yeni statüye geçmek istemeyen veya 9050'lik kontenjan sınırı nedeniyle geçemeyen personelin memuriyet güvenceleri korunarak diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmesi süreci düzenlenmektedir. Ayrıca nakil esnasında oluşacak ödemelerin PTT tarafından karşılanacağı hükme bağlanmaktadır.

Dördüncü fikra ile; diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilecek personelin atama işlemlerinde gecikmeleri önlemek adına, uygun boş kadro olmaması halinde atama onayıyla birlikte kadroların şahsa bağlı olarak kendiliğinden ihdas edilmiş sayılacağı; bu kadrolar boşaldığında ise yine kendiliğinden iptal edileceği düzenlenerek norm kadro ilkelerine uyum sağlanmaktadır.

Beşinci fikra ile; yeni statüye geçen personelin PTT bünyesindeki eski statülerinde (memur, sözleşmeli vb.) geçirdikleri hizmet sürelerinin, yeni statüde de aynen geçerli sayılması sağlanarak kazanılmış kıdem hakları korunmaktadır.

Altıncı fıkra ile; statü değişikliği nedeniyle gerçekleşebilecek mükerrer ödemelerin önlenmesi için personele peşin bir emeklilik ikramiyesi veya tazminat ödenmeyeceği; ancak gelecekte emekli olduklarında veya iş sonu tazminatı alacaklarında, geçmişteki fiili hizmet sürelerinin de hesaba dahil edileceği kuralı konularak hak kayıpları engellenmektedir.

MADDE 24- Kanun Teklifinin genel gerekçesinde açıklandığı üzere günümüzde siber uzay, kritik altyapıları ve toplumsal düzeni hedef alan hibrit tehditlerle konvansiyonel savunma kadar hayati bir harekât alanı hâline gelmiştir. Türkiye için doğrudan bir ulusal güvenlik ve dijital egemenlik meselesi olan bu tehdit ortamına karşı koyabilmek ve etkin ve bütüncül bir siber savunma mekanizması inşa etmek amacıyla, yetkilerin uluslararası örneklerle uyumlu şekilde asli görevi siber güvenliğin sağlanması olan Siber Güvenlik Başkanlığı çatısı altında toplanması öngörülmektedir.

Bu kapsamda Siber Güvenlik Kanununa eklenen geçici 2 nci maddeyle, bu Kanun Teklifiyle Siber Güvenlik Başkanlığına devredilen görev ve yetkilerin fiilen kullanılmasını mümkün kılan mevcut veri merkezi ve internet altyapıları ile insan kaynağının Başkanlığa devri öngörülerek mükerrer yatırımların ve geçiş sürecinde doğabilecek güvenlik zafiyetlerinin önüne geçilmek suretiyle geçiş sürecine ilişkin hukuki öngörülebilirlik ile belirlilik ilkeleri gözetilerek düzenleme yapılmaktadır.

MADDE 25- Kanun Teklifinin genel gerekçesinde açıklandığı üzere günümüzde siber uzay, kritik altyapıları ve toplumsal düzeni hedef alan hibrit tehditlerle konvansiyonel savunma kadar hayati bir harekât alanı hâline gelmiştir. Türkiye için doğrudan bir ulusal güvenlik ve dijital egemenlik meselesi olan bu tehdit ortamına karşı koyabilmek ve etkin ve bütüncül bir siber savunma mekanizması inşa etmek amacıyla, yetkilerin uluslararası örneklerle uyumlu şekilde asli görevi siber güvenliğin sağlanması olan Siber Güvenlik Başkanlığı çatısı altında toplanması öngörülmektedir. Bu kapsamda maddeyle,

Mi 4/7/1934 tarihli ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu,

v 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun,

v 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu,

v 12/3/2025 tarihli ve 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanununda

değişiklik yapılmaktadır.

Yapılan değişikliklerle, alan adı ile internet altyapısının yönetimi, iletişimin tespiti ve analizi gibi siber güvenliğin ayrılmaz bileşenlerini oluşturan alanlardaki yetkiler Siber

Güvenlik Başkanlığında tek çatı altında toplanarak bütüncül güvenlik yaklaşımı hayata geçirilmektedir. Diğer taraftan, geçmişte siber güvenlik odaklı bir yapı bulunmadığı için parçalı biçimde düzenlenen ve asli işlevi piyasa düzenleyicisi olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna konjonktürel olarak yüklenen bu yetkiler, uluslararası örneklerle uyumlu şekilde asli görevi siber güvenliğin sağlanması olan Siber Güvenlik Başkanlığına taşınmakta; böylece hem etkin siber güvenlik koruması tesis edilmekte hem de Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, kuruluş amacına uygun uzmanlaşmış bir piyasa düzenleyicisi kimliğine kavuşturulmaktadır.

MADDE 26- Cumhurbaşkanı kararıyla atanan ancak üst kademe kamu yöneticisi olmayan kadro, pozisyon ve görevler 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (11) sayılı cetvelde düzenlenmiş olup Bakanlık il müdürleri ve bölge müdürleri de bu cetvelde yer almaktadır. Anılan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde 19/2/2026 tarihinde yapılan değişiklikle Cumhurbaşkanı kararıyla atanan ancak üst kademe kamu yöneticisi olmayan ve ekli (11) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere atanacaklar için aynı Cumhurbaşkanlığı Karamamesinin diğer hükümlerinin uygulanmayacağı düzenlenmiştir. Bu kapsamda 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (10) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere atanmada memurlar için 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesinin (B) bendinde yer alan genel şartlar aranacaktır. Maddeyle üst kademe kamu yöneticisi sayılmayan bakanlık il müdürleri ve bölge müdürleri için ek 35 inci maddenin üçüncü fıkrasının sağladığı açıktan atama imkânı ve hizmet süresi şartından muafiyete ilişkin hükümler kaldırılarak bu görevlere yapılacak atamalarda 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (II) sayılı cetvelde yer alan diğer kadrolarla aynı şartların aranması öngörülmektedir.

MADDE 27- 9/12/2025 tarihli ve 33102 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 22/7/2025 tarihli ve E2024/54, K2025/163 sayılı Anayasa Mahkemesi Kararında 655 sayılı KHK'nin 28 inci maddesinin birinci fikrasının (b) bendi, “Bakanlık hizmet birimleri sorumluluk alanlarıyla ilgili olarak hazırladıkları Bakanlık idari düzenlemelerini ihlal edecek hizmet üretenler ile hizmetten yararlananlar hakkında hangi hâllerde uygulanacağını ve miktarını açıkça belirtmek kaydıyla, Bakanlık hizmet birimlerine Kanun'da öngörülen üst sınıra kadar idari para cezası uygulama görev ve yetkisi verilmesini öngören kuralların hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ile suç ve cezaların kanuniliği ilkeleriyle bağdaştığı söylenemez. ” gerekçesiyle 9 ay sonra yürürlüğe girmek üzere iptal edilmiştir. Kararın devamında ise, iptale konu olan kurallarda Bakanlık hizmet birimlerinin sorumluluk alanlarıyla ilgili olarak hazırlanan idari düzenlemelerin neler olduğuna ilişkin bir belirleme yapılmadığı ve söz konusu düzenlemelerin kapsamına dair de bir hüküm bulunmadığına değinilmektedir.

Bu kapsamda maddeyle Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ile suç ve cezalarda kanunilik ilkelerine uygun olacak şekilde idari para cezalarına ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

MADDE 28- 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararmamesinin 490 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “... ve ücretlerini tahsil etmek” ibaresi ile (c) bendinde yer alan “...teknik test, kontrol, rapor ve benzeri hizmetler,...” ibaresi “.490. Maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde tahsil edilmesi öngörülen ücretlerin, kamu gücüne dayalı olarak tek taraflı bir iradeyle belirlenmekte olup devletin vermiş olduğu bir izne ilişkin olması nedeniyle resim kavramı içinde değerlendirilebileceği; 490. Maddenin birinci fikrasının (c) bendinde sunulan hizmetlerin karşılığı olarak alınacak bedelin ise ücret olarak nitelendirilse de harç olarak kabulü gerekeceği ..” ve “Kural CBK ile düzenlenemeyecek yasak alanda kaldığı gibi münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken bir o alanda düzenleme öngörmektedir. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci ve

üçüncü cümlelerine aykırı olduğu” gerekçesiyle 3/4/2026 tarihli ve 33213 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 15/1/2026 tarihli ve E 2025/167, K 2026/13 sayılı Anayasa Mahkemesi Kararıyla 9 ay sonra yürürlüğe girmek üzere iptal edilmiştir.

Söz konusu 490 ıncı maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri:

“b) Gerçek ve kamu kurum ve kuruluşları dahil tüzel kişilere; Bakanlıkça verilecek her türlü yetki belgesi, işletme ruhsatı, çalışma ruhsatı, lisans, imtiyaz hakkı belgesi, tahsis belgesi, tescil belgesi, izin belgesi, emniyet belgesi, taşıt belge ve karıları, geçiş belgeleri, yola elverişlilik sertifikası, denize elverişlilik sertifikası, gürültü sertifikası, her türlü mesleki yeterlik belgesi ve benzeri belgelerin basım işlerini yapmak veya yaptırmak, bunları ilgililere vermek üzere hizmet birimlerine dağıtmak ve ücretlerini tahsil etmek,

c) Bakanlık hizmet birimlerince ücretli olarak verilecek her türlü teknik test, kontrol, rapor ve benzeri hizmetler, araştırma ve geliştirme hizmetleri, denizdibi tarama hizmetleri, her türlü gemi sürvey ve denetim hizmetleri, deniz emniyetine yönelik acil müdahale hizmetleri, müşavirlik o hizmetleri ile mesleki ve teknik eğitim kurs, seminer ve benzeri hizmetlerin ücretlerini tahsil etmek, ” hükmünü amirdir.

Bu kapsamda maddeyle, Anayasa Mahkemesinin kararına uygun olarak ilgili hükümler kanunla düzenlenmektedir.

MADDE 29- Yürürlük maddesidir.

MADDE 30- Yürütme maddesidir.

BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK

YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

MADDE 1- 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesinin (B) bendinin son paragrafı yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 2- 19/6/1979 tarihli ve 2252 sayılı Kültür Bakanlığı Döner Sermaye Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “sinema sanatı,” ibaresinden sonra gelmek üzere “14/7/2004 tarihli ve 5224 sayılı Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun uyarınca ilgili kurul ve komisyonlar tarafından uygun görülen destekler,” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 3- 2252 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasına (f) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bentler eklenmiş ve mevcut (g) bendi (h) bendi olarak teselsül ettirilmiştir. “g) 2863 sayılı Kanun kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığına yapılacak başvurular ve

Bakanlıkça sunulacak hizmetler karşılığı alınacak her türlü ücretler,

8) 5224 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tahsil edilen tutarlar,”

MADDE 4- 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa aşağıdaki ek madde ile ekli (1) sayılı ücret tarifesi eklenmiştir.

“EK MADDE 9- Kamu kurum ve kuruluşlarınca hazırlanan her türlü plan, proje, yapım ve benzeri işler kapsamında talep edilenler hariç olmak üzere; bu Kanun kapsamındaki Kültür ve Turizm Bakanlığının yetkili olduğu her türlü belge talebi ile itiraz ve yeniden değerlendirme başvurularından ve Bakanlıkça özel bir çalışma, araştırma ve inceleme gerektiren talep ve başvurulardan kültürel mirasın korunması amacıyla gerçekleştirilecek hizmetlerin yürütülmesinde kullanılmak üzere ekli (1) sayılı ücret tarifesinde belirlenen hizmet bedelleri alınır.

Hizmet bedeli olarak alınacak tutarlar, başvuru sahipleri tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğünün ilgili banka hesabına yatırılır.

Hesapta toplanan tutar Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi bütçesine gelir kaydedilir.

Ekli (1) sayılı ücret tarifesinde belirlenen hizmet bedelleri, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (B) fıkrası uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere arttırılarak uygulanır.

Bu madde kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığına yapılacak başvurular ve Bakanlıkça sunulacak hizmetler karşılığı alınacak bedellere ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenir.”

MADDE 5- 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun Ek 17 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“EK MADDE 17 — İlk defa sürücü belgesi alanlar ile sürücü belgesi herhangi bir nedenle iptal edilip yeniden sürücü belgesi almaya hak kazananlar, belgenin alındığı tarihten itibaren iki yıl süre ile aday sürücü olarak kabul edilirler.

Aday sürücülük süresi içinde;

a) Bu Kanun kapsamında sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasını gerektiren bir ihlalin gerçekleştirilmesi,

b) 75 ceza puanının aşılması,

c) Araç cinsine bakılmaksızın 0,20 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanıldığının tespit edilmesi,

ç) Bu Kanunun 53 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 74 üncü veya 78 inci maddelerinden herhangi birinin üç kez ihlal edilmesi,

halinde aday sürücü belgesi iptal edilir.

Aday sürücü belgesi iptal edilenlerin tekrar sürücü belgesi alabilmeleri için; sürücü kurslarına devam etmeleri ve yapılan sınavlarda başarılı olarak motorlu taşıt sürücüsü sertifikası almaları gerekir. Bu kişilerin sürücü kurslarında eğitime başlayabilmeleri için tabi tutulacakları psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesi sonucunda sürücülüğe engel hali bulunmadığını gösterir belgenin sürücü kursuna ibrazı, bu Kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması ve varsa iptal işlemi sonrası bekleme süresi veya geçici geri alma işlemleri sonrası geri alma süresi kadar zamanın geçmiş olması zorunludur.

Aday sürücü belgesi iptal işlemleri bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevliler tarafından yapılır.”

MADDE 6- 14/10/1983 tarihli ve 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanununun 42 nci maddesinin birinci fıkrasına “araç ve gereç” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile kazaya uğramış, zor durumda kalan veya tehlike içinde bulunan hava aracına gerekli hizmetin” ibaresi eklenmiş ve ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Kolluk kuvvetleri ve diğer yetkililer; kazaya uğramış, zor durumda kalan veya tehlike içinde bulunan hava aracına, uçuş ekibine, yolculara, kurtarma ve yardım ekibinin görevini yapmasına yardımcı olmakla yükümlüdürler.”

MADDE 7- 2920 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Önleme talimatlarına uyma ve inme mecburiyeti

MADDE 94- Türk hava sahasında uçuş gerçekleştiren sivil hava araçlarının, hava trafik kurallarına aykırı hareket etmeleri veya hava sahasını ihlal etmeleri hâlinde, ilgili hava trafik kontrol ünitesinin talebi üzerine yetkilendirilen hava araçları tarafından gerçekleştirilen önleme faaliyetleri kapsamında verilen talimatlara uymaları ve gerekli görüldüğünde iniş yapmaları zorunludur.

Yabancı devletlerin hava sahasında uçuş gerçekleştiren, Türk Sivil Hava Aracı Siciline kayıtlı veya Türk işleticiler tarafından işletilen sivil hava araçlarının, Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanınan devletlerin yetkili makamlarınca verilen önleme talimatlarına uymaları ve gerekli görüldüğünde iniş yapmaları zorunludur.

Birinci fıkra hükmünün uygulanmasında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı; gerekli hâllerde Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı ile iş birliği yapar.”

MADDE 8- 2920 sayılı Kanunun 143 üncü maddesinin ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Birinci ve ikinci fıkralarda yer alan idari para cezalarının alt ve üst sınırları tüzel kişiler için beş katı olarak uygulanır.”

MADDE 9- 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun geçici 35 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “31/12/2026” ibaresi “31/12/2028” şeklinde değiştirilmiş ve cümleye “2025” ibaresinden sonra gelmek üzere “, 2026 ve 2027” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 10- 4447 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “GEÇİCİ MADDE 36- 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı turizm işletmesi belgesine sahip özel sektöre ait

konaklama tesisi işyerlerinde, 2026 yılı Mayıs ila Aralık aylarına/dönemlerine ilişkin olmak üzere, tesisin faaliyette bulunduğu aylar/dönemler ile sınırlı olarak, ilgili ayda/dönemde verilen muhtasar ve prim hizmet beyannamesiyle 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak bildirilen sigortalıların prim ödeme gün sayısının 116,67 Türk lirası ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işyerlerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilmek suretiyle Fondan karşılanır.

İşyeri ile ilgili muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin yasal süresi içerisinde verilmemesi, primlerin yasal süresinde ödenmemesi ve Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunması durumlarında bu maddede belirtilen destekten yararlanılamaz. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumuna olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ettiren ve taksitlendiren veya ilgili diğer kanunlar uyarınca yapılandıran işverenler bu taksitlendirme veya yapılandırma devam ettiği sürece bu madde hükmünden yararlandırılır.

Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik ad, unvan veya iş birimi altında açılması, yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi veya bu madde kapsamında sağlanan destekten yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis edildiğinin anlaşılması hâlinde, Fondan karşılanan tutar 5910 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenden tahsil edilir.

2026 yılı Mayıs ila Aralık ayları/dönemleri için mahkeme kararıyla veya denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan soruşturma ve incelemelerde; çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalıyı fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işyerleri ile sigortalıların prime esas kazançlarını Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmediği veya eksik bildirdiği tespit edilen işyerlerinden Fondan karşılanan tutar, gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri alınır ve bu işyerleri hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz. Ancak, ilgili ayda 2026 yılı Mayıs ila Aralık aylarına/dönemlerine ait aylık brüt asgari ücretin onda birini geçmeyecek tutarda eksik prime esas kazanç bildirimi yapıldığının tespiti durumunda Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılacak ihtar üzerine on beş günlük süre içinde söz konusu eksikliği gideren işyerleri hakkında bu madde hükümleri uygulanmaya devam eder. Bu maddenin uygulanmasında 5510 sayılı Kanunun ek 14 üncü maddesi hükümleri uygulanmaz.

Bu madde hükümleri; sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar, yabancı uyruklu sigortalılar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.

Bu madde kapsamındaki destekten yararlanan işyerlerinin aynı ayda/dönemde diğer sigorta primi teşvik, destek ve indirimlerinden yararlanması hâlinde; bu madde uyarınca sağlanacak destek tutarı, bu teşvik, destek ve indirimler uygulandıktan sonra destekten yararlanılan aya/döneme ait Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenmesi gereken sigorta primi tutarını aşamaz.

Fondan bu madde kapsamında karşılanan tutarlar, gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gelir, gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kültür ve Turizm Bakanlığının görüşü alınarak Bakanlık tarafından belirlenir.”

MADDE 11- 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “bulundukları” ibaresinden sonra gelmek üzere “bütçe içi işletmeler hariç” ibaresi eklenmiştir.

1.284 okunma Kaynak: TBMM
Bu belgenin yazdırılabilir sürümü ücretli üyelere özeldir — https://destek.isverenim.com/makale/8440